-Etrafta mükemmel bir gecenin ışıklı kaldırımları- ve o kaldırımları karanlığa gömmeye çalışan herkese ve her şeye inat belki yeni değil ama Nazım, binlerce yıldır söylenen ve söylenmeye devam edecek olan kardeşlik türküleri ile beraber karanfilin hala yerde yattığını,onu çiğneyip geçmeye çalışanlara bu davanın bitmediğini,biz bitti demeden bitmeyeceğini kararlı adımlarla haykırdık.
“Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
okuduğum bütün kitaplar paramparça
…
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük.
…
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez
şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük.”